![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
Eğitim-İş ve ADD Ortak Basın Açıklaması Yaparak Uğur Mumcuyu Andılar 25 Ocak 2012 09:18 Akhisar Eğitim-İş Akhisar Temsilciliği ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) 24 Ocak Uğur Mumcu’nun ölüm yıldönümünde Eğitim-İş İlçe binasında yapılan ortak
Haber Merkezi
Akhisar Eğitim-İş Akhisar Temsilciliği ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) 24 Ocak Uğur Mumcu’nun ölüm yıldönümünde Eğitim-İş İlçe binasında yapılan ortak basın açıklamasıyla Uğur Mumcu anıldı. Eğitim-İş Akhisar Temsilcisi Başkanı Ali İlhan’ın okuduğu basın açıklaması aşağıdadır. “Basına ve kamuoyuna” “Sakıncalı Piyade”yi katledilişinin 19. Yılında Saygıyla anıyoruz. 24 Ocak 1993 tarihinde bundan tam 19 yıl önce alçakça bir saldırı ile katledilen, devrimin, bağımsızlığın, demokrasinin, laikliğin ve özgürlüğün, kısaca, aydınlanmanın cesur kalemi araştırmacı yazar Uğur Mumcu'yu bir kez daha özlem ve saygıyla anıyoruz. Gericiliğin ve bölücülüğün at oynattığı günümüzde bu yiğit kalemi halkımız unutmamıştır, Unutmayacaktır. Bugün Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Libya'dan Mısır’a, Irak'tan İran’a kadar birçok ülkenin doğal zenginliklerine daha kolay ulaşmak için Emperyalizm bölgeyi kendine göre yeniden şekillendirmek istemektedir. Emperyalist güçler ve işbirlikçileri, ülkemizde de boş durmamakta, bir yandan dinsel, diğer yandan ise etnik farklılıkları kaşıyarak ulusumuzun birlik ve bütünlüğünü tehdit etmektedir. Böyle bir ortamda ''Ben Atatürkçüyüm, ben cumhuriyetçiyim, ben laikim, ben antiemperyalistim...'' diyen kalemlerin katledilmelerini, tutuklanmalarını çok daha iyi anlayabiliriz. Emperyalizmin ve işbirlikçilerinin maskelerini düşüren Uğur Mumcu'nun, terör üzerine yaptığı araştırmalar, yazdığı makaleler niçin katledildiğini çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Artık şu çok iyi anlaşılmıştır ki, ister dinsel, ister etnik olsun her türlü terörün arkasında emperyalizm ve işbirlikçileri vardır. Bugün hala Uğur Mumcu'nun katledilmesinin üzerindeki sis perdesinin bilinçli olarak aralanmamasını bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Kalemlerin açık artırmaya çıkarıldığı, ısmarlama yazıların yazıldığı, tek merkezden hazırlanan haberler ile beyinlere uyuşturucu bombardımanının yapıldığı, halkın haber alma özgürlüğünün yok edildiği günümüzde, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Muammer Aksoy gibi aydınlarımızın değeri daha iyi anlaşılmaktadır. Çünkü bağımsızlığımıza, cumhuriyetimize saldıranlar, Ulusal Kurtuluş Savaşından kuyruk acısı olanlardır. Bunlar önlerinde en büyük engel olarak bağımsızlıktan, demokrasiden yana olan gazetecileri ve yazarları görmektedirler. 12 Mart faşizminin ''Sakıncalı Piyadesi'' Uğur Mumcu’nun özelleştirmeler ile ekonomik kaynaklarımızın peşkeş çekilmeye başlandığı, etnik ve dinsel kimliklerin ''demokratikleşme'' adı altında ortaya atıldığı bir süreçte katledilmesi sıradan bir terör saldırısı olamaz. Uğur Mumcu yazdığı bir makalesinde şunları söylüyordu:'' Çağımız kurtuluş savaşları çağıdır. Türk Kurtuluş Savaşı, bütün "mazlum milletler" için örnek olmuştur. Bu savaşım, antiemperyalist niteliği ile Kurtuluş Savaşımızın, devrimci ve ilerici özü, uluslararası kapitalizmin ve çağdışı gericiliğin elinde bozuk para gibi harcanıyor. Kurtuluş Savaşı'ndan yarım yüzyıl sonra, bu savaşın kutsal amacı suç sayılırsa, söyleyin: 23 Nisanları, 30 Ağustosları, 29 Ekimleri, ne adına ve kim için kutluyoruz? Hortlayan Damat Ferit midir? Vahdettin midir? Anzavur mudur? Kimdir acaba?'' Emperyalizmin “Ilımlı İslam” ve “etnik ayrılıkçı terör” planlarıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni tasfiye etmek istediği bir dönemde; cumhuriyetin, Atatürk ilke ve devrimlerinin korkusuz savunucusu, kalpaksız Kuvayı Milliyeci Uğur Mumcu’yu, katledilişinin 19. yılında saygıyla anıyoruz. Şili’li yiğit şairin dediği gibi; “Biz halkız, yeniden doğarız ölümlerde” Bir gün mezarlarımızda güller açacak, Ey halkım unutma bizi!.. Bir gün sesimiz, Hepinizin kulaklarında yankılanacak, Ey halkım unutma bizi!.. Özgürlüğe adanmış, Bir top çiçek gibiyiz şimdi, Hep birlikteyiz halkım, Unutma bizi! Unutma bizi!! Unutma bizi!! Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Av. Günhan Bakırlıoğlu’nun okuduğu basın açıklaması aşağıdadır. Ulusumuzun Yetiştirdiği En Önemli ve de Başarılı Gazeteci, Araştırmacı Yazarlardan Biri Olan Sevgili Uğur Mumcu’yu 24 Ocak 1993 yılında menfur bir suikast sonucu kaybetmiştik. Ama gerek yazılarıyla gerek düşünceleriyle hala aramızda..ve ne ilginçtir ki düşünceleri ve yazılan hala geçerliliğini koruyor..değindiği konular ve sorunlar her daim ülkemizde mevcut olmaya devam ediyor.. Bakın Uğur Mumcu, 6 Ocak 1981 ‘de Cumhuriyet’teki “Gözlem” köşesinde “Unutturulan Atatürk” başlıklı yazıyla nelerin altım çiziyor. Unutturulan Atatürk... Atatürkçülük ne demektir? Atatürkçülük, kısaca ulusal bağımsızlık ve ulusal onur demektir. Atatürkçülük, özetle antiemperyalist bir kurtuluş savaşını başlatan ve sürdüren bir eylem ve öğretidir. - Amacımız, ulusal sınırlarımız içinde toprak bütünlüğümüzü ve ulusal tam bağımsızlığımızı sağlamaktır. Buna engel olmak üzere karşımıza çıkacak kuvvet, kim ve ne olursa olsun hiç duraksamadan çarpışırız ve başarı kazanırız. Bu konuda karar ve inancımız kesindir. - Tam bağımsızlık demek, elbette, siyaset, maliye, iktisat, adalet, askerlik, kültür gibi her alanda tam bağımsızlık ve özgürlük demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulusun ve ülkenin gerçek anlamı ile bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir. Biz, bunu sağlamadan ve elde etmeden başarıya ve esenliğe erişeceğimiz kanısında değiliz. - İşte Atatürk budur, işte “Atatürkçülük” budur... - Atatürkçülük bağımsızlık demektir, Atatürkçülük ulusal onur demektir, Atatürkçülük devrimcilik demektir. Kurtuluş Savaşımızın ve ulusal devrimlerimizin önderi Mustafa Kemal, bugünkü emperyalist ilişkileri daha o günden görmekteydi: Unutturulan, unutturulmak istenen Atatürk ve Atatürkçülük budur! Televizyon ekranlarında Türk halkına tanıtılmayan, anımsatılmayan sözler de işte bu sözlerdir: - Biz Batı emperyalistlerine karşı yalnız kurtuluş ve bağımsızlığımızı korumakla yetinmiyoruz. Aynı zamanda Batı emperyalistlerin güçleri ve bilinen her aracı ile Türk ulusunu emperyalizme araç yapmak istemelerine engel oluyoruz. Böylece bütün insanlığa hizmet ettiğimiz kanısındayız... “Ezilen uluslar bir gün ezen ulusları yok edeceklerdir” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, yeniden ezilen ulusların, Asya ve Afrika halklarının bayrağı yapmak, biz Atatürkçülerin, biz devrimcilerin namus borçlarıdır. - Bütün dünya bilsin ki benim için tek yanlılık vardır. Cumhuriyet yanlılığı, düşünsel ve sosyal devrim yanlılığı... Atatürk’ün bütün dünyaya duyurduğu bu ilerici ve devrimci düşünceleri ne yazık ki, ülkeyi Atatürk’ten sonra yöneten, yönettiğini sanan politikacılar eliyle hançerlendi ve Atatürk, gerçek nitelikleri ile değil, beylik anma törenlerinin donmuş kalıpları olarak tanıtılmak ve benzetilmek istendi. - Yukarıdaki Uğur Mumcu Yazısını Günümüzün Atatürkçü Olmayı Hakaret Sayanlarına İthaf Ederiz. Uğur Mumcu’nun asla unutulmaması gereken sözlerinden birkaç örnek vermek istiyorum. • Uğur Mumcu Sözleri • Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenen bir suçtur. • Kimi ölüler bize ne kadar yakın Yaşayanların birçoğu ne kadar da ölü. • Öyleyse vurun, parçalayın! Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar doğacaktır. • Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz. • Susanlar da bu insanlık suçlarına katılmış olur. Bu masum insanlar, Yahudi de olur, Arap da, Hıristiyan da. Ölenlerde ırk ve din ayırımı yapılmaz. Ölen insandır. • Bir ulus, ne kadar okuma-yazma, öğrenme, araştırma eğilimde ise, o kadar sağlam, o kadar hoşgörülü ve demokrat yapıda olur. • Biz unutkan bir ulusuz. Unutuyoruz olup bit enleri. Unutuyoruz ve oğulları kızları ölen ana babaları, kanlı gözyaşlarıyla baş başa bırakıp gidiyoruz. • Unutmayalım ki cesur bir kez, korkak bin kez ölür. Önemli olan, insanın böyle bir toplumda ‘mezar... taşı” gibi susmamasıdır. • Evrensel kültürün sanat ve düşün rüzgârları ile Türkiye er geç çağdaş uygarlığa demir atacak. • Milliyetçilik, sömürücülerin değil; Mustafa Kemal devrimcilerinin bayrağıdır. • Kemalizm benim yaşam şeklimdir. • Gelecek nesilleri değil, gelecek seçimleri düşünen politikacılılarımız bu tablonun ressamlarıdırlar. Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” parolası ile liberalizm, en acı örneğini Türkiye’de vermiştir. • Temelinde bağımsızlık harcı yatan Cumhuriyetimiz, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra emperyalistlerin ahtapot kollarına teslim edilmiştir. Öyle bir teslimiyettir ki, yer altı zenginliklerimiz çokuluslu şirketlerin emrindedir; öyle bir teslimiyettir ki, petrol, maden ve yabancı sermaye yasaları yabancı uzmanlarca hazırlanmıştır; öyle bir teslimiyettir ki, ülke topraklarının bir bölümü üs adı altında başka devletin genelkurmayına armağan edilmiştir. Öyle bir teslimiyettir ki, ordumuzun silahları, araç ve gereçleri okyanus ötesi ülkelerin buyruklarına bağlanmıştır. • Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi.Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım, unutma bizi., Bugün Aynı Zamanda Diyarbakır Eski Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın da Menfur Bir suikast sonucu katledilişinin Yıldönümü.. Onu da 24 Ocak’ta kaybetmiştik.Çok Değerli Bir Emniyet Müdürü ve Vatanseverdi... İki Değerli Vatan Evladını Her Yıl Olduğu Gibi Rahmetle Anıyoruz ve Anmaya Devam Edeceğiz. Unutturmayacağız. Henüz Yorum Yapılmamış . İlk Yorum Yapan Siz Olun |
Yazarlar
![]() ![]() ![]()
|