![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
CHP Cumhuriyet Yürüyüşü Yaptı 29 Ekim 2011 22:28 CHP Akhisar İlçe Teşkilatı, resmi gazetede yayımlanan Başbakan imzalı genelge ile 29 Ekim Cumartesi günü
Haber - Aytuğ GİRGİN
CHP Akhisar İlçe Teşkilatı, resmi gazetede yayımlanan Başbakan imzalı genelge ile 29 Ekim Cumartesi günü yapılacak olan Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinin iptal edilmesini protesto ederek Cumhuriyet Yürüyüşü gerçekleştirdi. Manisa Milletvekilleri Sakine Öz ve Özgür Özel’in de katıldığı yürüyüşe CHP’li vatandaşlar Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle ilçe binasından Atatürk heykeline kadar sloganlar atarak yürüdü. Milli Egemenlik Meydanı’nda konuşma yapan ilçe başkanı Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Başbakanlıkça imzalanan genelge ile Cumhuriyet bayramı etkinliklerinin iptal edilmesini kınadıklarını belirtti. Bakırlıoğlu konuşmasında; “ Ne mutlu ki bu gün Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyetinin 88. Kuruluş Yıldönümü kutlamaktayız. Hepimizin bildiği gibi bu cumhuriyeti kanlı bir Kurtuluş Savaşı sonunda kurduk. Bu uğurda nice bedeller ödedik. Anadolu Aydınlanmasının mimarı Gazi Mustafa Kemal Cumhuriyeti kurduktan sonra şunları söylemiştir: “Bu gün ulaşmış olduğumuz sonuç, yüzyıllardan beri çekilen milli felaketlerden alınan derslerin ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların eseridir.” Bu gün Arap ülkelerine “demokrasi ve laiklik “ verebiliyor, dikta rejimlerini eleştirip “halkınızın sesine kulak verin” diyebiliyor olmamız 88 yıl önce kurduğumuz laik –demokratik cumhuriyetimizin eseridir. Cumhuriyetimizin can damarı kurumlarımızın bu günkü iktidar tarafından hoyratça siyasi baskı altında olmalarına rağmen bu gün burada bu basın açıklamasını yapabiliyorsak, şehitlerimizin ardından tüm ulus olarak üzülüyor, terörü lanetleyebiliyor, Van’da ki deprem felaketinden dolayı Akhisar da insanlar yardım için çırpınıyorsa bunların hepsi “bizleri ulus yaparak birleştiren ve insan haklarının korunmasını sağlayan” laik demokratik cumhuriyetimizin sayesindedir. Biraz önce alıntı yaptığım Mustafa Kemal’in sözünde atamız cumhuriyetimizin hangi şartlar altında oluşturulduğundan bahsederken yüzlerce yıllık milli felaketlerden alınan derslerden bahsetmektedir. Türk ulusu teröre kurban ettiği şehitlerinin ardından yurdun her yanında bir cam bile kırmadan terörü lanetleyebildiği gibi Van’da kaybettiği yüzlerce vatandaşı için kahrolup, orada evsiz kalan binlerce insana yardım etmek için çırpınmasının ardında yatan olgu bizlere bırakılan yüzlerce yıllık tecrübelerdir. İnsanlarımızı bu acılar karşısında birleştiren cumhuriyetimizdir. Bizler çok şey borçlu olduğumuz, bedeller ödeyerek sahip olduğumuz Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümünü her şartta kutlayabilecek olgunlukta bir ulusun bireyleriyiz. Bu nedenle Van’daki deprem felaketinden dolayı bu yılki Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinin iptal edilmesini kınıyoruz. Cumhuriyet Resepsiyonunun iptal edilmesini haklı görebiliriz. Ancak halkın katıldığı, Cumhuriyetin erdemlerinin öğrencilerimize anlatıldığı törenlerin iptal edilmesi kararını anlamak imkansızdır. Bu iptal kararının “demokrasi benim için bir araçtır…” diyebilenler tarafından verilmesi, kararın ardında cumhuriyetin erdemlerini anlamayan; İnönü Savaşları olmamıştır, Kurtuluş Savaşı olmamıştır, Vahdettin vatan haini değildir vb birçok safsataları okuyan bunlara inanan bir anlayışın olması bizi bu iptal kararının ardında art niyet aramaya itmektedir. Bizlere samimi gelmemektedir. Cumhuriyetimizin birinci yılında Erzurum 6,9 şiddetindeki depremle sarsıldı. Karadeniz de bulunan Mustafa Kemal gezisini yarıda keserek deprem bölgesine gider. Hasar büyük, kış yakındır. Gazi yere çöker, düşüncelidir. Kurduğu genç cumhuriyet savaştan yeni çıkmış ve yoksuldur. O sırada bir köylünün sesi duyulur “esef etmeyiniz paşam, hükümet-i Cumhuriyetimiz var olsun. Biz bu köyleri yaparız.”der. Ve o köylü haklı çıkar. Onca yoksulluğa rağmen depremin yaraları 37 gün içinde sarılır. İşte bu günkü zihniyetin anlamadığı, Atatürk’ün bahsettiği “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesi” olduğu ve her şartta kutlanması gerektiğidir. Türkiye’nin ulaştığı büyüklük yanında Van ve Erçiş’in talep ettiği hizmetin hiçbir şekilde sorun olmaması gerekirdi. Ama çadır kavgaları ve yardım kamyonlarının üstündeki yağma görüntüleri bu büyüklükten çok uzaktı. Maliye Bakanının açıklamaları da bu görüntülere tüy dikti. Çünkü 12 yıl önceki depremden sonra ağır vergilerle toplanan paraların amacını dışında kullanıldığı bilgisi kimsenin hoşuna gitmemiştir. Törenin iptali öncelikle devlet ile millet arasındaki bu zor günlerde ki kaynaşmayı engellemiştir. Bu kararı alanlar, öğrencilerini 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Törenlerine hazırlayan, depremde şehit olmuş 63 öğretmenimizin aziz ruhlarını incittiklerinin acaba farkındalar mı? Unutulmamalı ki Cumhuriyet ulusallaşma yolunda attığımız eh büyük adımın hatırlanmasıdır. O adımın gerisinde yaşanmış büyük acılar büyük felaketler vardır. O adımın gerisinde binlerce şehidin kanı vardır. Bu topraklarda hür bir şekilde onurluca yaşamanın çelik iradesi vardır. O adımın gerisinde bu ülkede yaşayan herkesin kıvançta ve tasada birlik ve beraberlik yemini vardır. Atalarımızın ettiği o yemin bir daha bozulmamak üzere edilmiş bir yemindir. Bize bugün yaşadığımız acıları ızdırapları ve felaketleri göğüsleme gücü veren işte o yemindir. Van’da bu büyük milleti zor gününde kucaklaştıran işte bu yemindir, bu cumhuriyettir. Cumhuriyet Bayramları bu andın her nesil tarafından tekrarlanışıdır. Bu törenler yeni kuşaklara millet olmanın hazzını yaşatır. Kıvançta ve tasada bir olmayı öğretir. Cumhuriyet ruhunu anlamayanlara bu millet hak ettiği dersi mutlaka verecektir. Atatürk’ün “benim en büyük eserim “dediği Cumhuriyeti ve eserlerini korumak, yüceltmek, aydınlığını sonsuza kadar yaşatmak, O’nun ikinci büyük eseri olan Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerinin ve Cumhuriyet Halk partililerinin en temel görevidir. Bu duygular içerisinde tüm Türkiye’nin Cumhuriyet Bayramını Kutlarım.” dedi. Sonrasında konuşan Manisa Milletvekili Sakine Öz ise konuşmasında; “88. yıl dönümünü kutladığımız Cumhuriyet Bayramı’nda ne yazık ki acı günler yaşıyoruz. Bugün, Van’da ki deprem, Hakkari’de ki şehitler bizim boynumuzu büktü. Cumhuriyet Bayramımızı kutlamamak için bahaneler üretenlere karşı, burada sizlerle hep birlikte Cumhuriyet Bayramımızı kutlamak için Akhisar’a geldik. Hepinizin Cumhuriyet bayramı kutlu olsun. Görüyorsunuz ki Atatürk’ün bize emanet etmiş olduğu Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, biz Cumhuriyet Halk Partililer hiçbir zaman bayramımızı kutlamaya ara vermeyeceğiz.” dedi. Hükümeti ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gülü eleştiren Manisa Milletvekili Özgür Özel, “Bizim Cumhuriyetimiz, bayrağımız, İstiklal Marşımız ortak değerlerimizdir. İstiklal Marşını yazan Mehmet Akif Ersoy, “ Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.” demişti. Şimdi bizde CHP’liler olarak Allah bir daha Akhisar’da Kaymakamsız, Belediye Başkansız, Garnizon Komutansız Cumhuriyet Bayramını kutlamak nasip etmesin. Allah bir daha Türkiye’ye Başbakansız, Genel Kurmay Başkansız, Cumhurbaşkansız bir Cumhuriyet Bayramı kutlamayı nasip etmesin. Van’daki depremde Türkiye’deki tüm etnik gruplardan ve şehitlerimiz Türkiye’deki tüm etnik gruplardandır. Onların gözlerinin rengi başka olabilir; tenlerinin rengi başka olabilir; lehçeleri başka olabilir; hatta dinleri ve inanışları da başka olabilir; ama hepsini birleştiren bir tek şey vardır ki Atatürk’ün işaret ettiği Misak-ı Milli sınırları içerisinde yaşayan herkes Türktür, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır ve onların en büyük ortak değeri Cumhuriyettir. Cumhuriyeti sadece kutlama, Cumhuriyet törenlerini sadece bando ve alkış sananlar, Cumhuriyeti anlayamamışlardır. Cumhuriyet, bu ülkenin iyi gününde olduğu kadar esas kötü gününde, ızdıraplı günüde, yalnız gününde, kimsesiz gününde kimsesizlerin kimsesizi olan birlik, dayanışma ve beraberliğin simgesidir. Biz sizlerin oylarınızla, sizlerin alnınızın teriyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kurtuluş Savaşının kararını vermiş Gazi mecliste milletvekilliği yapıyoruz. 88 yıldır, Cumhuriyet kutlamaları iptal etmeyen Cumhuriyeti bu şekilde yalnız ve itibarsız şekilde sürüklemeye zorlayan kimse olmadı. Ancak bu Başbakan yedi gündür, vur patlasın çal oynasın eğlence programları varken yas ilan edilmesini teklif etmemiş madem ki bu Cumhurbaşkanı bu ülkede yas ilan etmemiş. Dün akşam Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 3 tane nikahlı düğünde şahitlik yapmışlardır. Onlara da bunların hesabını sormak boynumuzun borcu olsun. Ne AKP’nin milletvekilleri, ne Başbakan ne de tarafsız olması gerekirken AKP’nin yanında olarak tarafsızlığını bozan ve şu anda Atatürk’ün makamında oturan Cumhurbaşkanı bilsin ki bundan sonra hiç bir şey eskisi gibi olamayacak. Biz onlara Cumhuriyeti tutsak vermeyeceğiz.” dedi. Henüz Yorum Yapılmamış . İlk Yorum Yapan Siz Olun |
Yazarlar
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|